19 Mayıs 2008 Pazartesi

Mercimekli Börek


Ne zamandır mercimekli böreğin ne kadar lezzetli olduğunu duyuyordum. Öyle bir börek olsun ki dedim kendi kendime hem içi hem de dışı çok lezzetli olsun :))) . Sonuç olarak ortaya bu güzel börek çıktı ;). Daha önce çin böreği yaparak denemiştim sütlü ve galeta unlu kaplamayı ve çok beğenmiştim. İçine mercimek girince çok çok daha güzel oldu :)

Malzemeler (bu malzemelerden iki tepsi börek çıktı);

İç harcı için
Yeşil mercimek (göz kararı kullandım ama iki kase kadar vardı)
3 adet ortaboy soğan
Domates salçası

Mercimeği haşladım. Soğanları ince ince doğrayıp yağda öldürdükten sonra için salçayı ve tuzu ekledim ve son olarakta haşlanmış mercimeği ekledim.

6 adet yufka
250 Tereyağı (margarin veya sıvı yağda kullanılabilir)
Süt
Galeta unu

İki adet yufkayı aralarına eritilmiş tereyağı serpiştirerek üst üste serdim. Ve yufkaları 8 eşit parçaya ayırdım. Aralarına mercimekli harçtan koyarak sigara böreğinden kalın şekilde sardım. Hazırladığım börekleri tepsiye koyduktan sonra üzerini geçecek kadar süt ekledim ve ben 3-4 saat beklettim ama fırsatınız varsa 5-6 saat bekletebilirsiniz.

Daha sonra börekleri galeta ununa bulayarak yağlanmış tepsiye dizdim. Önceden ısıtılmış fırında üzerleri kızarana kadar pişirdim.

Afiyet olsun!

9 Mayıs 2008 Cuma

Marsu Pilami - Uzun Kuyruk


Veee bu da ikinci Sena Nur için yaptığım pasta :)))). Bu Senoş kuzenimin kızı, o her ne kadar bana yenge demeyi tercih etsede teyzesi sayılırım :))). Sanırım bunda eşimi kendisine daha yakın hissetmesininde etkisi var :), birbirlerinin "kanka" sı oluyorlarmış da :)))))))).
Kara kızımız artık 3 yaşında oldu ve pastası bendendi. Doğum gününden önceki hafta yapacağım pasta için fikir olsun diye Senoş'la biraz sohbet edeyim dedim ama sanırım sohbet etmek için yanlış bir zaman seçmişim :))) Elindeki minik yazı tahtasında derslerini yapıyormuş, benim ki de akıl işte çocuğun dersi bölmüşüm :). Sevdiği çizgi film kahramanını öğrenmeye çalışırken aramızda geçen diyalogu aynen aktarıyorum :)))
Ben: Senoş sen çizgi film seviyor musun?
Senoş: (kafasını kaldırmıyor ve yazısına devam ediyor) hı hı.
Ben: En çok hangisini seviyorsun?
Senoş: Hani varya ötekisi onu seviyorum.
Ben: Teyzecim ötekisi hangi çizgi film?
Senoş: (bu arada hala yazmaya devam ediyor :))). Ötekisi işte, uzun kulakları olan.
Ben: ???? adı ne canım?
Senoş: Ötekisi ötekisi, kulakları olan...

Benim durumumu tahmin edebiliyorsunuzdur :)) diğerini bilsem ötekinide bilicem ama yok anlamadım. Neyse imdadımıza ablası yetişti, Minanur'a sordum Senoş hangi çizgi filmi sever diye o da "Marsu Pilami" dedi. Haydaaaaa bu da ne şimdi??????? Artık iş başa düştü, geçersin bilgisayarın başına başlarsın Marsu Pilami aramaya. Sonunda bir çok resim buldum, netten bir bölümde çizgi filmi seyrettim. Böylece pastanın karar macerasını tamamlamış oldum çok şükür :).
Pandispanya;
Malzemeler;
5 yumurta
1,5 su bardağı un
1,5 su bardağı toz şeker
1 paket hamur kabartma tozu
1 paket vanilya
1 paket kakao

Yumurtaların beyazlarını ve sarılarını ayırıp, beyazlarını köpük köpük olana kadar çırptım. Daha sonra şekeri ekledim ve krema kıvamına gelen kadar çırptım. Daha sonra teker teker sarıları ekleyip tamamen karışana kadar çırpmaya devam ettim. Unu, kabartma tozunu, kakoyu ve vanilyayı eleyerek yumurtalara ekledim ve tahta spatul ile yavaşca karıştırarak pandispanya karışımını hazırladım. 180 derecede önceden ısıtılmış fırında pişirdim.
Krema;
500 gr. süt
2 çay bardağı toz şeker
1 çay bardağı un
2 tatlı kaşığı buğday nişastası
3 yumurta sarısı
2 çay kaşığı vanilya

Tüm malzemeleri pütürsüz olana kadar güzelce karıştırdım. Daha sonra puding kıvamına gelene kadar pişirdim. Ocaktan aldıktan sonra ara ara karıştırarak soğuttum. Kullanmadan öncede güzelce çırptım.

En üst için;

Ganaj;
100 gr çiğ krema
100 gr beyaz çikolata

Kremayı ve çikolatayı benmari usulü erittim. Buzdolabında soğuttuktan sonra mikserle çırptım ve krema kıvamına getirdim.
Pasta bir macera da doğum gününde yaşadı :)))). Pastayı tamamlar tamamlamaz götürdük minik sahibine. 1.5 yaşındaki yeğenimde ordaydı. Pastayı görünce çok mutlu oldular. Uzun kuyrukmuş bizim Marsu Pilaninin diğer adı. Meğer o gün Senoş bana uzun kuyruk demeye çalışıyormuş. Çocuklar pastaya gerekenden fazla ilgi göstermeye başlayınca başına bir iş gelmeden salonda masanın üstüne kaldıralım dedik kesileceği saate kadar. Çocuklarıda zorlada olsa salondan çıkardık. Aradan çok geçmedi, biz sohbete dalmışız ki birden salondan "ne yaptınız siz?" sesleri gelmeye başladı!!!! Bizim iki ufaklık dalgınlığımızda faydalanıp pastanın yanına oturmuşlar ve fare gibi kenarlarını ve üzerindeki çiçekleri kemirmişler. Güler misin, ağlar mısın derler ya aynen öyle :)))))))

Tüm yaramazlıklarına rağme iyi ki doğdun Kara kız Senoş :))))))

4 Mayıs 2008 Pazar

Şirinler - Smurfs

Son iki haftasonumu her ikisininde ismi "Sena Nur" olan ve her ikiside 3 yaşını kutlayan iki prenses için pastalar yaparak geçirdim :))). Şirinler geçen hafta sonu iş arkadaşımın yeğeni için yapılmış bir pasta. Küçük hanım şirinleri çok sevdiği için pastamızın konusu Şirinler oldu. Şirinler benimde çocukluğumda kaçırmadan izlediğim ve hala da denk geldiğinde severek seyrettiğim bir çizgi dizidir :)))

Tarif olarak bir önceki pastamda kullandığım pandispanya ve krema tariflerini aynen kullandım. Sanırım sonunda istediğim kremayı buldum :))). Güzel yorumlar alıyorum pastayı yiyenlerden ;)
Bu kez size tek fotografla yayınladığım tarifleri telafi edebilmek adına detaylı tarifle değil pastanın yapım aşamasından ve bitmiş halinden bol fotoğrafla sunuyorum pastamı :))).






Pandispanya çok güzel kabarmıştı, 3 kata ayırdım.











Çocukluğumda hep Şirin Babanın daha çok yaşlanmasını beklerdim nedense :)))))))


Şirinlerin içinde en çok Şirine için üzülürdüm :))). Hiç kız arkadaşı yok diye acırdım ona :))))))))).











Gözlüklü, namı diğer Bay Ukala :)))). Şirinler başlarken uslu bir çocuk olursanız bir gün ormanda şirinleri belki siz de görebilirsiniz derdi ya ben hep Gözlüklüyü göreceğimi hayal ederdim :))))


Şakacı favorilerimdendir ;)

















Aşçı şirine hep hayrandım :))) şirin çilekleriyle yaptığı pastalar yapmayı hayal ederdim. Pasta yapmayı seveceğim o günlerden belliymiş :))))


Şirin köyün şirin evi :)

27 Nisan 2008 Pazar

Mahlepli Kurabiyeler


Geçen hafta yemeğe epey kalabalık misafirlerim vardı. Yemeklerle çok uğraştığım için çayın yanına kısa sürede hazırlayabileceğim birşeyler yapmak istedim. Bu tarifi denedim ve beni pişman etmedi :))) Çok beğendiğim için hemen sizlerle paylaşayım dedim. Hemencecik yapılabilecek basit ve lezzetli bir tarif. Tavsiye edilir ;)

Malzemeler;

125 gr margarin
1 çay bardağı sıvı yağ
2 tatlı kaşığı mahlep
6 tatlı kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tuz
1 kahve fincanı sirke
1 yumurta ( sarısı içine, beyazı dışına)
Aldığı kadar un
Bir bölümü için bir yemek kaşığı salça

Tüm malzemeleri karıştırım kulak memesi kıvamında bir hamur elde ediyor. Ben yarısından biraz azını ayırıp farklı olsunlar diye salça ile renklendirdim, ama keşke içine biraz kırmızı biber koysaydım diye aklımdan geçirdim. Çünkü benim kurabiyelerin sadece renkleri farklı oldu, eminim biber ekleseydim tadıda farklı olurdu. Daha sonra hamurumuz istediğimiz gibi şekillendirebiliriz, benim acelem olduğu için yuvarlak kalıpla daireler yaptım. Üzerine yumurta sürüp çörek otu veya susamla süsledikten sonra 170 derece fırında üzeri hafif kızarana kadar pişiriyoruz.

Afiyet olsun :)))

22 Nisan 2008 Salı

Fiyonk Pasta


Her ne kadar bu pastayı çok kusurlu bulsamda yine de sizinle paylaşmak istedim, hayalimdeki pastanın üzerindeki fiyonklar daha kabarıktı. Bunu bir arkadaşımın doğum günü için yaptım. İstediğim sonuca ulaşamamın sebebi ise talihsizliklerin peşpeşe geldiği günlere denk gelmesi oldu :((( Pastayı 10 gün kadar önce cuma günü yaptım. Bir önceki gün nedenini bilmeden sağ bileğimi incittim ama beni çok zorlamaz diye pastanın yapınına başladım. Sıra kaplama aşamasına gelmişti ki sol elime bıcak batırdım veee pasta maceram kabusa dönüştü :((((. Yarıda bıraksam kendimi daha kötü hissedecektim. Çoğu zaman tek elimle, bazen kesik elimin dış kısmının yardımıyla pastayı tamamlamayı başardım. Ama maalesef ortaya istediğim gibi birşey çıkmadı :((. Elimin son halini sorarsanız yaranın kapanmasına rağmen içten bir acı var hala :(.

Tarifimize gelince pandispanyayı her zaman kullandığım klasik tariften yaptım. Krema olarakda daha önce krokanlı pastada denediğim ve çok beğendiğimiz tarifi yaptım.

Krema;
500 gr. süt
2 çay bardağı toz şeker
1 çay bardağı un
2 tatlı kaşığı buğday nişastası
3 yumurta sarısı
2 çay kaşığı vanilya
75 gr bitter çikolata

Tüm malzemeleri pütürsüz olana kadar güzelce karıştırdım. Daha sonra puding kıvamına gelene kadar pişirdim. Ocaktan aldıktan sonra ara ara karıştırarak soğuttum. Kullanmadan öncede güzelce çırptım.

Bu kremayı 3 kata ayırdığım pandispanyamın ara katları için kullandım. Meyve olarakta muz kullandım. En üste ise beyaz çikolatalı ganaj yaptım.

Ganaj;
100 gr çiğ krema
100 gr beyaz çikolata

Kremayı ve çikolatayı benmari usulü erittim. Buzdolabında soğuttuktan sonra mikserle çırptım ve krema kıvamına getirdim. Beyaz çikolatalı ganaj bitter çikolataya göre çok daha lezzetli oluyor ;) tavsiye edilir :))).

Bu aşamaları elimi kesmeden önce yaptığım için tadına vararak hazırladım pastamın iç kısmını. Kaplama aşamalarını az çok tahmin edebiliyorsunuzdur herhalde :))).

Maalesef detaylı olarak fotoğraflandıramadığım bir pasta oldu :(. Pasta maceramdaki en güzel bölüm tadının çok beğenilmesi oldu :))))).

19 Nisan 2008 Cumartesi

Sobeeee....


Sevgili hemşehrim Ab-ı Hayat beni sobelemiş. yogun bir hafta geçirince ancak bugün fırsat bulabildim cevaplamak için. Birazda tembellik var işin içinde :( , yayınlanmayın bekleyen tarifler de var ama bir türlü üzerimdeki ağırlıktan kurtulup canlanamadım. Neyse sanırım bu baharda böyle geçecek ;).


Eveeeeet... Alfabenin her bir harfi aklıma neler getirecek bakalım, cevapları henüz bende bilmiyorum :))))).


A - Allah, ailem, aşk, annem, arkadaşlarım
B - Babam
C- Cuma (izin günümde :))))) ),
Ç- Çocuklar, çiçekler
D- Dua
E - Evim, evlat, ebediyet
F –Fotoğraf makinası (eşim çok sevdiği için hayatımızın önemli bir bölümü :))). )
G- Güzellik, gül, göz
Ğ - ğğğğğğ....
H - Hayat, Hak, huzur
I – Işık
İ - İstanbul.... İstanbul.... İnsan
J – Jeton

K - Koçişkooomm, Kuran'ı Kerim, kadın, kardelen
L – Lale (özellikle kırmızı olanları :)))) en sevdiğim çiçek)
M – Memleket, mektup, masal, mutluluk, mutfak, mesleğim
N – Nurten yani ben :)))))) , nefes, nezaket,
O - Okul, okumak, oyun
Ö - Öğrencilerim :)), öğretmenlerim, öğretmek, öğretmek, öğretmek....
P - Paris, pasta, penguen, para
R - Renklerin hepsi
S - Sevgi, sağlık, serçe - minik serçe - , sohbet, sabır
Ş - Şeker, şafak vakti
T - Tecrübe, tahammül, toprak kokusu
U - Uyku, uçak (son zamanlarda Lost seyrediyorumda :))))). )
Ü - Ülkem, üretmek

V - Vakit
Y - Yalnızlık, yemek, yatak, yağmur, yeni, yuvam
Z - Zerafet, zaman, zorluk


Ben de MimarAşcım Kübra'yı , mutfaktaki hızına yetişemediğim arkadaşım Pelin'i veee mesafemiz uzak olsada gönlümüzün hep yan yana olduğundan emin olduğum şeker arkadaşım Elif'i sobeliyorum :)))

9 Nisan 2008 Çarşamba

Yoğurtlu Brokoli Salatası


Son tarifimi eklediğimden bu yana çok uzun bir süre geçti :((. Araya öğrencilerimin sertikifa sınavları, griple mücadele ettiğim bir hafta ve alerjimin en üst seviyelerini yaşadığı bir bahar girdi. Ne zor birşey bahar da nefes alabilmek...... Her ne kadar ilkbahar birçoğu için yenilenme, canlanma olsada maalesef benim gelmesinden en çok korktuğum mevsim oldu. Durum böyle olunca bırakın özel birşeyler yapmayı doğru düzgün mutfağa bile giremedim :((((.

Uzun bir süredir dolapta pişirilmeyi bekleyen bir kilo kadar brokolim vardı. O da benden ümidi kesmişti ki dolaptan çıkabilmek ona da nasip oldu :))))). Neyse beklediğine değdi, çok lezzetli bir salata oldu soframıza ;). Annemin brokoli salatasını ben biraz değiştirerek yaptım. Annem içine dereotu, maydonoz koymuştu, ben haşlanmış mısır koydum. Annem mayonez koymuştu, hafif olsun diye ben yoğurt koydum. Annemin tarifini veya benim tarifimi seçmek size kalmış :)

Malzemeler;

Brokoli
3-4 adet orta boy havuç
2 adet orta boy kuru soğan
1 su bardağı haşlanmış mısır
1 su bardağı küp küp doğranmış kornişon

Brokoliyi buharda haşladım ve minik minik doğradım. Doğranmış soğanları ve rendelenmiş havuçları yağda kavurdum. Daha sonra tüm malzemeleri karıştırıp yoğurt ve tuz ekledim. Çok basit ve lezzetli bir salata oldu.

Afiyet olsuuun :)))

 
MySpace Backgrounds